50 yaşında…Çakırbeylilere baba yadigarı… Köyünden uzak Hayriye’nin oradaki eli, gözü, kulağı… Emanetin kıymetini bilen, ihanetin adını bilmeyen bir adam… Ömrünü gözlerini açtığı konağa adamış, o konaktakilere yıllarca hizmet eden babasının yolundan hiç ayrılmamış biri… Doğru bildiğinden şaşmayan, sözünü esirgemeyen, tezcanlı aynı zamanda Karadeniz kadar sert, aksi ve inatçı…Kimi için merhametli kimi içinse acıması olmayan bir cani… Tabii bunun da var bir sebebi. Gönlünü taşa döndüren eski sevdasıyla bir başına geçen yılları gibi…
